Dünya Tarihi: İlk Uygarlıklar Sümerler

Dünya’daki ilk uygarlık, MÖ 4000 yıl civarında Batı Asya’da ortaya çıktı. Tarım devrimi uygarlıkların oluşmasını sağladı, önceleri avcı-toplayıcı yaşayan küçük insan grupları tarıma geçerek uygarlıkları oluşturdu. Tarih MÖ 3000 yılında Güney Mezopotamya’da ilk uygarlıklar ortaya çıktı. Aşağı Fırat Nehir ovalarının bulunduğu bölgede uygarlık temelleri atıldı. Bu uygarlık oluşumları Sümer şehirlerini oluşturdu. Dicle ve Fırat nehirleri arasında kurulan küçük kasabalar, tahıl ve diğer mahsullerin bolluğu sayesinde şehir oluşumlarına dönüştü.

Sümerlerin kökeni tam olarak bilinmemektedir, ancak Sümerler kendilerini ”kara başlı insanlar” olarak tanıtmışlar. Tarihçiler, Sümerlerin kökenlerini MÖ 5000-4500 yılları arasında Batı Asya’dan göçen toplumlardan olduğu varsayımında bulunurlar. Kanıt olarak şehir isimler, savaşlar ve yaşayış tarzları olarak niteleme yaparlar. Bazı tarihçiler ise Kuzey Afrika’dan göçmüş, verimli tarım alanları arayan insan toplulukları olduğu varsayılır. O dönemlerden kalan birçok alete ve iskeletlere DNA testleri yapılmış olsa da kesin sonuçlara ulaşılmamıştır.

Sümer Dili:

Sümer dili bilinen en eski kayıttır. M.Ö. 3100 yıllarında bu dilin konuşulduğu arkeolojik kayıtlarda ortaya çıktı. Piktografik tabletlerde kullanılan çivi yazısı M.Ö. 4000’li yıllara kadar ortaya çıkmış, ancak daha sonra Akadlar tarafından kullanılmış ve M.Ö. 3000’den itibaren Mezopotamya’nın daha da dışına genişlemiştir. Sümerler kültürel anlamda çok gelişmiş bir devletti. Yazıyı bulmuş olmaları hükümdar, çiftçi kayıtlarına kadar titiz belge üretilmesini sağladı.

Sümer Buluşları:

Sümerlerin gelişmesi ve teknolojiyi kullanması hızlı gelişti. Tekerleği icat ettiler. Yaşadıkları bölgede maden bulunmadığı için çömlek kullanımı geliştirdi. Sümerler tekneler, araçlar, anıtlar, heykeller, ve karasaban kullanımını geliştirdiler. Kendilerine özgü sanat biçimleri hızla gelişti. Sümerler yünlerin dokunması ve satılması konusunda önemli yol aldı. Su kemerleri, şehir planlamaları ve anıt yapıları ölçüm ve dikkatli planlama gerektiriyordu. Sümerler mühendislik, tıp, astronomi gibi alanlarda hızla gelişti. Ay döngüleri, zamanın ölçülmesi, güneşi gözlemleme, takvim gibi buluşlar oluşturarak hayatlarını kolaylaştırdılar.

Sümer Dini:

ziggurat

Sümer inanışında birçok tanrı vardır. Bu tanrılar Sümerlerin yazdığı ”Yaradılış Destanı” içerisinde çoğu kez geçmektedir. Din bazı tarihçiler dinlerin kökeni Sümer mitolojisine dayandığını söylemekte. Sümer dininde rahipler çok önemli konumdaydı. Rahiplerin bu gücünün dayanağı, tanrılar hakkındaki her şeye, onların nasıl hoşnut olacağı gibi konularda halkı yönlendirmekteydi. Dini törenler, ilahiler rahiplerin ana göreviydi. Sümerlerin tapınaklarına ziggurat denilirdi. Yazının icadı ve birçok gelişmeler bu tapınaklarda gerçekleştirildi. Sümerlerde her nesnenin bir tanrısı vardı. Her şehir devletinin kendi tanrıları, tapınakları ve rahipleri vardı. Bu tanrılar insan üstü güçlere sahipti. Sümerlerde bazı tanrıların isimleri, Anu kendisi gök tanrısıydı ayrıca baş tanrıydı, Enlil hava tanrısıydı, İnanna bereket ve aşk tanrıçasıydı. İlahi varlıklarda dişi ve erkek olması, karşıtların uzlaşmasıyla bir dünyanın oluşmasını felsefe olarak benimsenmesi denebilir. Sümerlerde yaratılan ve kayıtlara geçirilen bu din, daha sonraları birçok dini ve uygarlığı etkilemiştir.

Yıkılış Evresi:

Gılgamış destanında anlatılmasına göre Sümer kentlerinde çok büyük sel felaketleri meydana gelmiş. Sel felaketi gelen şehirler tarım ve güç açısından diğer şehirlere göre gerisinde kaldı. Felaket sonucunda çıkan iç savaşta Kral Etana diğer şehirlere üstünlük kurma mücadelesine girdi. Bu mücadele Sümer medeniyetini çok zayıf bıraktı. MÖ 2530-2450 Elamlar daha sonra Akadlar saldırı gerçekleştirdi. Akadlar, Sümer devletlerini birleştirdi. Sümerler daha sonra bir araya gelemedi ve yıkıldı. Akadlar ve Babil gibi birçok krallığı etkiledikleri görülmekte.

Back To Top
%d blogcu bunu beğendi: