Bir Nazi Projesi

Hitler dünya tarihinin görmüş olduğu en etkin diktatörü. Geçmiş yaşantısı ve gelmiş olduğu nokta sırlarla dolu. Kendi ideolojisini halkının üzerine bu denli yayması çok ilginç. Totaliter ve baskı rejimini kurarken, Alman halkının mantık mekanizmasına çok etkin bir şekilde sızdı. Politikasının başında baskı ve yıkma politikasından çok ikna gücü yüksek bir politika yönetti. Hitler ideolojisinin tam karşısında bulunan Rusya’daki devrim gibi bir değişim geçirmedi. Hitler daha demokratik ve halkın desteğiyle ülkenin başına geçti. Hitler ve propaganda çalışanları tam anlamıyla psikolojik bir savaş yürüttüler. Bu savaşı büyük ölçüde kazanarak halkın desteğini kazandılar. Hitler bir vahşiydi, dünya tarihine kara bir leke olarak geçti. Yapmış olduğu zulüm dünya tarihi açısında utanç verici bir durumdu. Hitler’in halkı bu psikolojiye nasıl getirdiğini incelemek gerekli.

Hitler adım adım yükselmeye devam ederken çok önemli bir noktaya imza attı. 1930 yılında Joseph Goebbels’i propaganda işinden sorumlu olmasını istedi. Goebbels bu işleri çok iyi bilen birisi olduğu ilk başlarda çok saçma gelebilir. Goebbels’in eğitimi psikoloji ve sosyoloji ile alakası yoktu. Kendisi Alman filolojisi okudu. Daha sonra 18. yüzyıl romantik draması üzerine felsefe teziyle doktor ünvanı aldı. Uzun zaman boyunca çok farklı işlerde çalıştı ve işsiz bir dönem geçirdi. 1923 yılında girdiği Nazi partisinde zeka ve hitap gücüyle çok hızlı yükseldi. 1933 yılında partinin iktidar olmasından sonra devletin resmi bir kurumuna dönüşen propaganda bakanı oldu. Bu atamadan sonra Nazi üst kademesi acı ama gerçekten zeki adamlar yöneticilik yaptı. Bu yöneticiler sayesinde kısa süre içinde toplum savaş psikolojisine getirildi.

Nazi bir projeydi ve insanları bir makine olarak görüyordu. Makine insandan, üstün bir ırk yaratma projesi. Bireyselliğe ve duygulara asla yer yok. Bu makinelerin kodları aşırı milliyetçilik olmalıydı. Ne kadar diğer ideolojilere göre demokratik bir süreç geçirmeye çalıştığını söylemiş olsak da insanlar farkında olmadan bu zorbalığa maruz kaldı. İnsanları bu sapkın ideolojiye kendini kaptırdığını görüldükten sonra Yahudiler ve farklı düşünen insanlar üzerine vahşet politikasına evrimleşti. Hitler insanların psikolojik olarak zayıf noktalarına çok ince ince dokundu. Bu savaştan yenik ayrılmış bir toplum için kolay bir yöntemdi.

Toplum bir olaya hazırlanırken sadece hitap ve sığ milliyetçilik kullanılarak hazırlanmadı. Bir ulusun geçmişi bu noktada Hitler ve ekibi tarafından kullanıldı. Germen halkının topraklarına olan bağlılığı üzerine çok duruldu. Zaten savaştan yenik ve psikolojisi dağınık bir toplum için inanılmaz bir taban kitlesi yarattı. Daha sonraları kaybedilen savaşların suçluları arandı ve halkı bu yönde kışkırtıldı. Örneğin Yahudi halkının 1. Dünya Savaşı sırasında tutumu Hitler için inanılmaz bir propaganda haline geldi. Bu propagandanın doğruluğunu önemi yok aslında ne kadar çok göz önünde konulursa o kadar insanlar üzerinde etki yaratır. Nitekim yıllardır beraber yaşayan halk bir süreç sonunda ”düşük bir ırk” konumuna çekildi.

Son olarak Hitler ve ekibi dünya tarihine utanç olarak geçti. Ama uygulamış olduğu politikalar bazı devlet adamları tarafından kullanılmaya devam etmekte. İnsanlığın bu demokratikmiş gibi gözüken olay, tam bir zorbalığın unsuru oldu. Bunu toplumun öğrenmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Bizim seçtiğimiz politikacıların kitleleri bu şekilde kolayca yönettiği karşımıza çıkıyor. Bu korkutucu bir durum.

Back To Top
%d blogcu bunu beğendi: