Yemen Krizi Bitmek Bilmiyor

Yemen insanlık krizinin en büyük olaylarını yaşamakta. Açlık, sefalet ve katliamlar ülkenin her yerine yayılmış durumda. Dünya bu krizi çözmek için uğraşıyor olsa da bir arpa boyu yol alınamamıştır. 2015 yılında Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’i destekleyen, mezhep olarak Şii olan isyancı Husiler isyan etti. Başbakan ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Salih’i destekleyen birlikler Husileri destekleme kararı aldı. Suudi Arabistan gibi ülkelerin devreye girmesiyle ülke felakete sürüklendi ve sürüklenmeye de devam etmekte.

Suudi Arabistan 2015’de Husi isyanını olumsuz karşıladı. Bunun sebebi Husilerin mezhep olarak Şii olması. İran’nın Husileri desteklemesi Suudi Arabistan için felakete sebep olmakta. Geçmişten bugüne Suudi ve İran devletleri arasında gerilim olmuştur. Bu IRAK-İRAN savaşında gün yüzüne çıkmaktadır. Savaş sırasında Suudi Arabistan maddi yönden Saddam’a yardım etmiştir. Altında yatan büyük sebep mezhep çatışmasıdır. Husilerin isyanından hemen sonra Suudi Arabistan komşu ülkeleri Sudan ve Mısır’ı yanına alarak Yemen’de hükümet kurmaya çalışmıştır. Bu faliyete dışardan ABD ve İngiltere dışardan destek vermiştir. Suudi liderliğinde başbakan Ma’in Abdulmalek liderliğinde bir hükümet kurdu. Başkenti geçici olarak Aden’e taşıdı. Bu hükümeti BM ve bazı ülkeler tarafından tanınmakta.

Yemen aslında Şii-Sünni beraberliğinin örneği bir ülke olmuştu. İç savaştan önce aynı camide namaz kılarken, birbirleri arasında kız alıp kız verilirdi. Ardından siyasal islamın yükselişi ile Müslüman kardeşlerin Yemen ayağı olan İslah Partisi’nin yükselişi ve Zaidi Husi’nin onlara karşı durması gerginliği iyice artırdı. Yani Husi hareketini tetikleyen asıl sebep müslüman kardeşlerin uyguladığı politikalar denebilir.

Yemen’de aralık 2017 itibariyle Cumhurbaşkanı Salih Husilere karşı savaş açtı. Başkent Sanaa’yı geri aldı. Salih destekcilerine Husilere saldırmaları konusunda emir verdi. Bu karardan sonra Yemen vahşetin merkezi haline geldi. Bir yandan iç savaş ile uğraşan halk diğer taraftan açlık ve sefalet ile uğraşmakta. Bir ülke için hayati öneme sahip olan alt yapı ve sanayi tamamen çökmüş durumda. Ülkede sağlık, eğitim ve çoğu devlet kurumu çökmüş durumda. Yemen halkı komşu ülkere sığınmakta. Bu ayrı bir insani kriz çıkarmakta. Ayrıca sadece Yemen halkı değil komşu ülkeleride bu durumdan etkileniyor. Bölge giderek daha da istikrarsız hale gelmekte.

Çatışmalar giderek artıyor. Suudi Arabitan ve bazı devletlerin desteklediği Hükumet askeri birliklerin Husilerin Kızıldeniz’e doğru itmekte. Fakat Husilerin İranlı milislerin de desteğini alması( burada Kasım Süleymani’nin payı çok büyüktür.) savaşı içinden çıkılmaz bir konuma sürüklemiştir. Ülkenin çoğu hükumetin elinde olsada Husiler önemli kentleri elinde tutuyor. Husiler bazı eyaletlerden çekilmek zorunda kalsada dağılık bölgeleri mesken edinmiş durumda. Dağlık bölgelerde yapılan çatışmalarda Husi üstünlüğü görülmekte. Ayrıca bölgede bazı gruplar bölgeye yerleşmiş durumda. Bunlardan en önemlisi el-kaide. Afganistan ve Iraktan geldikleri düşünülmekte. Hükumet dağlarda bu gruplar ile çatışmak zorunda kalıyor. Bu da savaşı uzatıyor.

Sonuç olarak Yemen’de arap baharı sonrası başlayan çalkantı, 2015’de büyük bir mezhepsel çatışmaya dönüştü. Daha sonra bölge ülkelerinin araya girmesi ile savaş şiddetini daha da artırmıştır. Bu süreçte en çok bölge halkları etkilendi. Nerdeyse tamamen yıkılan ülke sağlık ve eğitim sektörü kurumların çökmesi halkı derinden etkileyerek insani krize dönüştü. Ayrıca çatışma bölgelerinden uzaklaşmak istiyen ve başka ülkelere sığınan Yemen halkınında durumu meçhul.

%d blogcu bunu beğendi: